Dürüstlük

I.
Düşündüklerini hiçbir elemeden geçirmeden söylemek midir dürüstlük? Böyle olsaydı sanırım herkes yalnız kalırdı. Çünkü düşünceler öyle uçsuz, önceden kestirilemez yerlere varabiliyor ki, herhangi bir konuda dürüstlüğü biraz ileriye götürmek özellikle de kapalılığa sığınan toplumlarda bir linç edilme nedeni bile olabilir.
O zaman bu uçuk, uçsuz düşünceleri söylemeyen insana dürüstlükten nasibini almamış gözüyle mi bakacağız?
Bir de, insanın içinde, yukarıdaki ölçüte göre dürüst olmasa da, bir rahatlık ya da bir özgürlük duygusu nedensiz bir biçimde ortaya çıkabilir: Dürüst olmayışın verdiği bir özgürlük, dürüst olmadığını kabul etmenin yol açtığı özgürlük. Belki de böyle bir bakış açısıdır doğru olan.

II.
Çok da yararlı bir şey olduğu söylenemez dürüstlüğün. Bütün "erdem"ler gibi o da hayatı zorlaştırabilir bazen, pratik hayatı. Ha, bir insan yaratmaya çalışıyorsam kendimden, ideal bir insan, o zaman tabii sarılınacak bunlara, çare yok. Ama, yaratıcılığı mücadelesiz bir şekilde yaşayan, yaratıcılığın kendisi olan bir insanın, erdemle işi ne?
Hep güneş değil, su da vursun düşüncelerine,
tut yosunu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Yakınlık

-Neredesin? -Buradayım. -Neden göremiyorum seni? -Dikkatli bak. -E yoksun ki! -Dikkatli! -Vallahi yoksun. -Yahu şimdi ben de ...