Kartopu

Yeşilköy. Kış. Kar yağmış. Biz çocuklar, kartopu oynamaya çıkmışız dışarıya. Kimi çocuklar biraz sertçe atıyor kartoplarını, yüzdü gözdü dinlemiyor; eh, hem isabet, hem de biraz acıtmak diğerini amaç... Bir ara, arkalarda kalıyorum, dinleniyorum sanırım. Hiç beklemediğim bir anda yüzüme sertçe bir kartopu geliyor. Öyle acıyor ki...
Topun yüzüme geldiğini gördüler de mi ilgilenmediler, yoksa hiçbir şey görmediler mi... bilmem ki. Ama kimse fark etmedi acımı, bunu çok iyi biliyorum. Kalakaldım öyle, çevreme bakıyorum alık alık.
-Görün lan! Bi’ bakın! Yok…
Yaşamım boyunca, hem fark edilmek istedim başkalarınca; hem de fellik fellik kaçtım onlardan, fark edilmekten, -hâlâ da öyle.

Çocukken, yüzdeki acı nedir ki...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Karıştırma

Başka türlü bir özgürlük anlayışına ermek istiyoruz. Artık çokça düşünmek, anlamak, olup bitenin dolayında gezinmek değil; bir kaynaktan fı...