Mutluluk

I.
İnsan bir hafiflik, en genel anlamıyla acının üstesinden rahatça gelebilmek için yedekte tutabileceği bir dinginliği özlüyor. Peki nasıl dingin olabilir insan? Mutluluk, önceden üstünde düşünüp sonra belli yollar izleyerek ulaşılabilen bir şey mi? Yine bir amaç olarak söz ediyoruz ondan baksanıza. Alıştığımız gibi. Olmayan, çeşitli resimlerle, seslerle, türlü türlü hareketler ya da hareketsizlik görüntüleriyle kafamızda kurduğumuz, ardından koştuğumuz bir durum. Burada dinginliği mutlulukla aynı anlamda kullanıyorum.
Kısaca sorarız: Mutlu musun? Yanıtı da genelde kısa olur: “Değilim” ya da “mutluyum". İki durumda da kaçıp gider bir anda, bir anda olmasa da er geç.
Kafamızdaki mutluluk resmine ulaşmak için çabalayıp duruyoruz. Önceden kestirilebilir şeyler üzerine kurulu bu kavram. Bir çerçevesi var. Çizik çizik. Oysa dünya bir resme sığamayacak denli büyük ve şaşırtıcı. Hayallerle yaşayan insanların durumu ne acı gerçekte. Her zaman bir şeylerin ardında koşmak, her zaman hesaplaşacak bir savaşa dalmak… Sakin bir şekilde oturmaya yaşam bırakmıyor, denecek; alıştığımız gibi… Tümen tümen bahanelerle hız delisi olmuş beynin kendisini bu durumdan kurtarmasını beklemek saçma. Bir işçiden, tek başına, çalıştığı fabrikayı değiştirmesini beklemek gibi bir şey.
Düşünerek, uygulama yaparak, geleceğe yönelik tasarılar hazırlayarak dinginliğe ulaşmak, -gerilimin ta kendisi olan çabalamayı gerektirdiğinden- olanaksız. Dinginliğin tasarlanabilir, şunu ya da bunu yapınca elde edilen bir durum olduğunu düşünmüyorum.
Zihin, adına ne derseniz deyin, mutluluk, dinginlik, sevinç… gibi kavramlarla ne zaman ki bir oyuncakla oynar gibi eğlenmekten vazgeçer; ne zaman ki olması gerektiği gibi değil, ama olduğu gibi izlenebilir, belki o zaman, şimdiden tarif edilmesi mümkün olmayan, yaratıcı bir durum kazanabilir.

II.
Peşinden gittiğinde mutluluğun, hele de koşarak gidiyorsan ona, kaçması büyük ihtimal. 
Sessizce gelir, bir süre kalır, ve gider, hep gidecektir.
Raconu böyle.
Bir tane aşk var, o da: Gerçeğe duyulan.

Soğanı öldürün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Karıştırma

Başka türlü bir özgürlük anlayışına ermek istiyoruz. Artık çokça düşünmek, anlamak, olup bitenin dolayında gezinmek değil; bir kaynaktan fı...