Kıskançlık

Kıskançlık müessesesi olmasa ilişkilerin çoğu yıkılırdı bana kalırsa. Kıskançlık, kapitalizmin topluma yaptığı yıkımın aynısını ilişkiye yapıyor: (Kıskanılan) kişide sözümona bir güç varsayarak, karşısındakinin bu gücü yok sayma seçeneğini türlü sevgi ölçütleri öne sürerek kaldırıyor ya da büyük ölçüde aşındırıyor. Eşimi, arkadaşımı, ailemdeki kişileri başkalarından kıskanmazsam, yeterince sevildiklerine bir türlü inanmayacaklar sanki.
(Yeterince sevmek/sevilmek de ne ola ki? Ölçü mü kaçıyor bazen?)
Sevenin üzerinde kurduğu tahakküm ve güçle ayakta durmaya çalışan, buna köpek gibi ihtiyacı olan sevilen.
Kıskançlık, müebbet müessesemiz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Kırılmak

Toprağa iyice kök salmamış, gövdesi zayıf ya da çürüklerle dolu bir ağaç, rüzgârla eğilir, rüzgâra eğilir. Çok eğiliyorsa, bir nedeni var: ...