Din

I.
Kültürel bir şey din. Londra'daki kırmızı çift katlı otobüslerin kültürel bir nesne olmaları kadar kültürel. Kültür ne? İnsanın yaşattığı değerler, gelenekler, düşünceler toplamı. Evet, insanın yaşattığı bir şey din de; işine yaradığı müddetçe elinde tutuyor onu.

Dini insanın yaratmış -hadi bulmuş diyelim- olmasına gücenenlerin olduğunu gözlemliyorum. Oysa bunun, inananlar için gurur verici bir şey olması gerekirdi. İlginç.

II.
Hayatta kalmak ve "düşman"larını alt etmek için sarsılmaz temellere ihtiyaç duyuyor insan. Din kurucuları, getirdikleri ilkeleri ve yasaları daha çok ölümden sonrasına bir hazırlık olarak tanımlasa da, özünde insanın bütün yaşamına destek oldukları savındalar. Yaşamını temellendirebileceği bir kurallar, iyilikler, kötülükler bütününü en kolay ve basit bi biçimde dinlerde buluyor insanlar. Yadırgamamak lazım.
Bütün dinler, kendini güvende hissetme garantisi veriyor inanacak olan kişilere.
İnanıp hâlâ kendilerini güvende hissetmeyenlere yobaz diyoruz. Onlar, bütün dünyayı istiyor!

Tanrı, kötüleri de sever; iyi olacağım diye yıpranıp, kıymayın kendinize. Kötülüğün daniskası esas bu olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Yakınlık

-Neredesin? -Buradayım. -Neden göremiyorum seni? -Dikkatli bak. -E yoksun ki! -Dikkatli! -Vallahi yoksun. -Yahu şimdi ben de ...