Edip Cansever

Bir "hayal" için:

Edip sana "abi" demem, açlığımız açıklığa.
Hiç bitmeyecek gibiydi o günler, kitapları ceplerimizde paralandı, bazı şiirleri defalarca okunmaktan sayfalar yıprandı, leke tuttu; olsun, anılara yer bırakmadık. Çünkü anılarımız yaratılırken biz orada yoktuk, şimdiki zamanın ağırlığı vardı yalnızca, tutkulu, acımasız, yarınsız, tehlikesi bundan, teri soğuk.
Kim derdi ki, şiir olmadan da yaşanır günün birinde, elde konyak, Beyoğlu'nun arka açıklıklarında, parklarında iki dostun birbirini onun şiirleriyle yıkaması, kim derdi ki geçer!
Haklıymışız, geçmiyormuş...
Bak, mantı da yenir, lahmacun da, bunlar, kara derili bir başkaldırının ameliyatı. Acıma yok; dokunduğunu aşındırmaya meyilli bir ruhum olduğunu söylemiştim sana. Şimdi anladın mı, burada "edebiyat yapmıyoruz", ölüyoruz, tasavvurla alt edilemeyen.

Salıncak istedin tanrı'dan,
o zaman baş dönmesine hazırlıklı ol!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Yakınlık

-Neredesin? -Buradayım. -Neden göremiyorum seni? -Dikkatli bak. -E yoksun ki! -Dikkatli! -Vallahi yoksun. -Yahu şimdi ben de ...