Bellek

Belleksizlikle küçümsenir ya kimi toplumlar, oysa bu şikayeti ortaya çıkaran duyarsızlığın belleksizlikle hiçbir ilgisi yok.
Gelenekler, töreler, ritüeller... belleğin ağababası bunlar.
(Durun... Örnekse, Sivas'ta 37 canın ölmesiyle sonuçlanan o kıyımı unutalım ya da hatırlatmayalım, demiyorum. Unutmama ya da hatırlatmanın bir duyarlık oluşturacağını sanmayalım, diyorum kısaca. Bellek duyarlık değil, bilgi yuvasıdır:
Birkaç saat sonra ya da ertesi gün unutulan acıların hapishanesidir bellek.)
Oysa duyarlı olmak için, donmuş bir belleğe değil, acıya da sevince de kapılarını sonuna dek açmış bir kalbe, pakça bir algı yuvasına ihtiyacımız var;
dahası, şimdiki zamanı layıkıyla yaşamaktan doğan bir cesaret duygusuna ihtiyacımız var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Yakınlık

-Neredesin? -Buradayım. -Neden göremiyorum seni? -Dikkatli bak. -E yoksun ki! -Dikkatli! -Vallahi yoksun. -Yahu şimdi ben de ...