Gökyüzü

Buluttu, yıldızdı, güneşti... Bunlar yokken gökyüzüne bakmak dehşetli zor. Göz, nesne sevdalısı sonuçta; illa tutunacak bir köşe, yüzey, kalp arıyor. Benim boşluğa bakma denemelerimde gökyüzüne bakmanın ayrı bir yeri var. Çünkü haylaz bir kuş, ansızın sıçabilir alnınıza örneğin; işte sadece bu olasılık bile şenlik katıyor işe. Sıçılası insan kafalarından daha anlamlı bir hedef olabilir mi kanatlı kardeşlerimiz için? Boşlukla başlayıp boka geldim...
Sözün özü şu insan kardeşim:
Sen onun boşluğuna, o kötücül anlarına göğüs ger ki gökyüzünün,
o da sağanaklarını esirgemesin kalbinden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Kapı

Çekiniz  yazıyorsa üzerinde, biraz “geride durmanız” gerekir ki, rahatça açılsın. Açılabileceği bir alan (boşluk) bekler kapı. İtiniz  yazı...