Durmak

Bütün evler birbirine benziyor, insanı da kendisine benzetiyor, duvarlar ve pencerelerle çevrilmiş, sınırları olan, doğrudan konuşmayan, fısıldayan varlıklar.
Acı duymaya ihtiyacı olan insan, anlamaya çabaladığı gizli kalmış tuhaf anılarına gevrek bir gülümseme eşliğinde bakarken, unutmaya vardırır işi, nereden geldiğini, nereye yöneldiğini görmemeye vardırır, eh, yolun uzunluğu yedektedir nasıl olsa.
Dağı görünce gülümserim, çünkü bataklık henüz arkasındadır çırağın, ay görünür kılar bedenimi, utanmaktan sıkılırsın.
Diyeceğim, tuhaf şeyler tuhaf bir biçime büründürür göreni, dışarıdakiler karanlıkta olup biten esrarengiz bir oyun sanabilir geçerlerken. İşte o yüzden, durmak, acı çekmeye ihtiyaç duymayanların cesaret gösterisidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Karıştırma

Başka türlü bir özgürlük anlayışına ermek istiyoruz. Artık çokça düşünmek, anlamak, olup bitenin dolayında gezinmek değil; bir kaynaktan fı...