Hiç hiç, öylesine. Yeter ki kelimeler durmasın, bir yerden, temmuzdan ya da ağırdan, seni severken yani, oradan, ağzından, hiç hiç, dün müydü ya da ondan önceki, hani pişmanlığımı anlatmıştım sana, hatırlar mısın, demiştim ki, birden kelimeler boşalır ağzıma, beyazbulanık menisi doğanın, çoğaldığı bir yer, yarışırlar güpegündüz her yerde, gölgesi gövdesini alt eder, sesi ormanda bir geyiğin gözleriyle uyur. Sırası gelince anlatılacak bunlar hep.
Yalnız değilim sanıyorsun, değilim elbette, kimse var, kimsesiz, saçmalık.
Sus, hiç hiç.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Karıştırma

Başka türlü bir özgürlük anlayışına ermek istiyoruz. Artık çokça düşünmek, anlamak, olup bitenin dolayında gezinmek değil; bir kaynaktan fı...