Hayat

Damarları gökyüzü mavisine dönmüş bir el, sodayı tuttu önce, sonra arkadaşlarını bir yana bırakıp yetmiş yıl geriye gitti, sokakta bir kum tepeciği yaptı kendine. Yağmur başladı, rüzgâr dindi. Pazarcı elini belindeki para kesesinden çıkarıp domatesleri tezgâhın önüne topladı. Yıllar birbirine benzedi, birbirine hiç benzemeyen anlar yaşandıkça.
İşte böylece verdiklerinin birazını topladı hayat; geri vermek üzere bir başka anda, başka ellere, başka biçimlerde.

Aldığım her nefeste dünyaya göstermek istediğim bir vaad var. Söylemek istediklerim birkaç paragrafta. Uzatmayı sevmiyorum. Göstermek güz...